GEZİ NOTLARI (5) -Aydın/Kuşadası-


Hadi bismillah diyelim vee aydın gezimize başlayalım :) az gittik uz gittik, dere tepe düz gittik, yolları kaybettik ama sonunda eriştik işte aydına :) gittiğimiz zaman geceydi ve gezemedik elbet. bi gece hayatına akalım dememişiz bak, hiç aklımıza gelmemiş. ben de bi düşkünümdür ki gece hayatına sormayın :P :D ertesi sabah haaarika bi kahvaltıyla başladım güne. +10 point :D hadi artık gezelimm :D egeyi zaten hep sevmişimdir. iklimini, başınızı çevirdiğiniz her yerde zeytin ağacı oluşunu.. mesela daha öyle gezmeye bile başlamadan evin önünden geçen o asfalt yolun yanında bile rast gedim bi iki tanesine :)


Hele yeşil zeytinse.. of of of yeme de yanında yat :D

Şehri gezmek yerine biz dedik direkt kıyı şeridine akalım ;D neresi neresi hadi bi tahmin yürütün. of sanki başlığa yazmadım :P kuşadası :) bi kere isimden kazanıyo. sevimli kereta, yalan mı? :D sonrasında kasabaya giriş yapmaya başladığımız andan itibaren yanılmadığımı anladım. çok sevimliydi gerçekten.. sokaklar insanlarla dolu, yaşayan bi kasaba :) bana egede olup da boş olan bir sahil kasabası gösteremezsiniz zaten :P insanlar da haklı ama, şahsen emekliliğimde ben de egeye yerleşmeyi düşünenlerdenim, tabi nasip ama isteğim bu doğrultuda :) tabi kalabalık oluşunun dezavantajları da var. mesela arabayı yolun kenarında zaart diye park edip özgürce gezemiyosun. otopark bulucannn, otoparkta yer bulucan da öyle gezcen :P büyük şehir sanki mübarek :P ama işte tarihi yerleri, doğal güzellikleri, masmavi denizi derken normal insanların bu kadar rehabet göstermesi. ağzına kadar dolu bi otoparkta biz de bi köşeye sıkışabildik şükür.. ve iner inmez otoparkın yanındaki bina dikkatimi çekti.


Kuşadası kaymakamlığı binasıymış.. arkadaş ben bu işi bi çözemedim. gittiğim tüm sahil kasabalarında, kaymakamlıklar, vali konağı, ne bileyim işte devlet daireleri ( ki genelde her yerde de gri mri öyle sıkıcı renklerle boyanmış naestetik, odunsu binalarda olur bu yerler :P ) muhteşemdir.. binasından, dış cepe renklerine, bahçe bakımında, giriş kapısına hayran olur bakakalırsın. benim gibi fotoğrafını da çekersin böyle :D tamam tamam çok takıldım bu binaya hadi yürüyüşe devam ;)

İşte bu kadar sonra bitti gezi :P :D

Biz bi yürüyoruz ama seyir genelde şu şekilde; annemlerin hizasında yürüyorum, sonra şak bi poz yakalayıp fotoğraf derdine düşüyorum, annemler beni geçiyo, ben koşarak onlara yetişiyorum ve sonra yine bi manzara.. yine de bu kısır döngü içinde fethedebildim kuşadasını :D sahilde şirin kafeler, tatlı bi güvercin yuvası, tarihi kuşadası saati.. hangisini es geçebilirdim ki :) geçmedim sizin için ama en önce de kendim için çektim fotoğraflarını :)



Kendim için dedim çünkü gerçekten seviyorum gördüğüm o anları kalıcı kılmayı.. fotoğraf çekmek başka bi tatdır. çok başka :) evet şöyle inkar edilmez bi gerçek var ki denizi olan şehirde normalde pek fotoğraf çekmeyen insan bile fotoğrafçı kesilir :D dayanamazsın ki.. deniz büyülü bi şeydir :) ve genelde orda çekilen fotoğrafların hiç biri kötü çıkmaz çünkü zaten her şey ziyadesiyle güzeldir, objektife yansımaması imkansız :)


Bu da sahilden. ve tabi balıkçılar.. ovv onlar olmadan deniz olmaz :D illa ki bi iki tip oltasını sallandırıp bekler kenarda. denize has da değil. boğaz, göl, en küçük su birikintisinde bile balık tutacak insanlar var :D bak onu da ben pek anlamam. o adam da belki fotoğraf çekmeyi sevmiyodur :D zevkler işte.. :) halbu ki dedem balıkçının kralıdır :D hobi olarak yapardı ama sırf bu iş için arkadaş gurubuyla şehir dışına çıkarlardı. eskişehir'in porsuk'undan başlamış adam ama aşmış durumu. balık tutmadığı bi su kaynağı kalmamıştır her halde türkiyede :D :D heyy balık demişken, sahilden yürürken bir baktım ki denizde bir adam. zıpkınla balık tutuyo. bak işte zıpkınla balık işi benim için de yeni oldu, dedem o aksiyonlara girmezdi ;D


Ona da mı rastgele denir acep? :)) ben bi şey demeden fotoğrafını çekip gittim :D onun da beni görecek vakti olduğunu pek sanmıyorum zaten :D hadi biraz daha ilerleyelim :)


Tekneler.. gün batımında her biri çok hoş görünüyodu :) teknelerin hemen ardında ada gibi görünen şey de (bilmem şu an ne tür bi cihazla giriyosunuz, ne boyutta görüyosunuz resmileri ama ) kuşadası kalesi. istikamet de orası :) gittiğimiz vaktin gün batımı olması benim için accccayip artı yön oldu. dünyanın en çirkin binası bile olsa bana gün batarken gösterirseniz ben o binayı beğenirim :D gün batımının öyle bi büyüleyiciliği var benim için. en sevdiğim vakittir işte, nedensiz :) eh gün batımının yanında bi de böylesine muhteşem bi mekanda olmak çok keyif verici, huzur doluydu..


Hatta gördüğünüz üzere resmi klasik standart resim boyumdan bile büyük boyutta koydum :) kıyılır mı şu güzel resimlerin pixelini düşürmeye :D ki düşmüş bile bu halleri, daha da düşürmeye gönlüm el vermezdi :P mekanı sevmedim diyen varsa alnını karışlarım haha kabadayıya bağladım :D baya bi sevmiş, benimsemişim anlaşıldı :D bana ulaşann 10. kişiyee muhteşem bir kuşadası tatiliii demeyi çok isterdim keşke imkanım olsa da yapsam haha :D :D

Bi de klasikleşti artık, bütün turistik yerlerde, doğal güzelliklere sahip yerlerde gördüğümüz bi manzara var. gelin-dağmat-fotoğrafçı üçlüsü.. :D ay çok geliştik şekerimm stüdyoda asker fotoğrafı çekilir gibi poz verip fotoğraf çekilmiyoruz, onun yerine aynı pozu dış mekanda, doğal ışıkta veriyoruz hahaha:D kuşadası kalesine gelip de bir yeni evli çift görmesem içime otururdu, nitekim de gördüm. içim rahat. geceleri uyuyabiliyorum hehehe :D


Kuşadası gibi harika bi yerde evleniyosun, gün batımında fotoğraf çektiriyosun, o arabanın arkasına mutluyuz diye yazman artık senin için Allah'ın emri gibi bi şey olmuştu zaten sayın dağmat. aferin atlamamışsın zaten hehe :D şaka maka Allah mesud etsin. 3 haftada boşanan günümüz çiftlerinden olmazlar inşallah.. bak burdan sosyolojiye bir giriş yapardım ki aslındaaa uffff döktürürdüm de neyse konumuz toplum, toplumda aile yapısı filan olduğunda girerim oralara :P konumuz ne zaman ve neden bu olacaksa artık :D:D:D tamam hadi kaleye bi göz atayım ben. ve şu harika ana bi bakın (ilk a şapkalı olmayınca 'anne'nin anadolu rock versiyonu gibi okumuş olabilirsiniz onu, yadırgamam hahah :D ) evet o büyüleyici anı (yine:D ) ne kadar yansıtmış resim bilmem ama bi görmenizi istedim.


Gökyüzü hala biraz mavi, ağaçların yeşillikleri ve onların arasından batan güneşin kızın bedeninin ardından yansıyışı.. anlatarak bu duygu ne kadar aktarılabilir? tabi ki benim duygularımın çok küçük bi kısmı kadar.. ama şunu söyleyebilirim ki etkisi içinize işliyo. öyle ki, beste yapmak geldi içimden, şarkı söylemek, resim yapmak.. ruhuma iyi geldiği aşikar bu gezinin :) ve güneş tamamen yok olana kadar izledim onu :)


Kale gezisi son bulur.. :) biz ufaktan ufaktan dönerken güneşin de veda etmesiyle birlikte kasabanın ışıklar yanmaya başladı artık. ben tam uslu uslu yürüyorum, hazır gözlüğümde yok, miyopluğumdan istifade annemler direkt yürümeliydi yoluna ama annem içimdeki canavarı bana bi şeyi göstererek uyandırdı.. starbucks'ıııııı........ :D


İçimdeki starbucks canavarı uyandı bi kere, biri tutabilirse beni aşk olsun :D mümkün değil :D önce direttiler. başta boyun eğmiş gibi göründüm :P biraz daha dolaştık. ara sokaklara girdik bu sefer biraz. orda da hoş şeylerle karşılaştım. misal;


Değişik yorumlamalarıyla bir sokak karikatürüstü..:) kuşadası pazarı.. ve kart postalların ölmediğini gördüm :D 1980lerde bitti sanıyodum ama ortada, altta görüldüğü üzere ölmemiş :D turistler dışında yüzüne bakan var mıdır bilmem ama görmek hoşuma gitti :) ve tabi bu sırada kafamda olan şey soğuk bi frappuccino :D:D dönerken ısrarım doğrultusunda starbucks'a da gidildi elbett.. :D


Ohh mutlu son :D starbucks gördüm mü affetmem arkadaş.. acımam.. hedefe kitlenirim :D o benim cağğğnım yav :D türkiyenin neresinde varsa gitmeye niyetliğim, bi nevi kendi kafamda bi guinnes bu :D sağolsunlar güzel bi gezinin ardından zaten hoş olan gönlümü kahveyle daha da bi hoş ettiler ve aydına döndük :) sonraki durak neresi mi olucak ? bilmem, diğer yazıda bahsedebilirim galiba bundan ;D pek yakında bu blogda hehe ;D ;D

O halde bana müsade.. öpüldünüzz.. :)

Yorumlar

Murat murat dedi ki…
Kuşadasını tanıtan güzel bir yazı olmuş. Bende kendi blog sitemde Aydın şehir merkezinde bulunan otellerin tanıtımını yapıyorum.Aydın merkezi gerçekten düzenli bir şehir ziyarete gelenler kaybolmadan rahatlıkla gezebilirler. Şehir merkezindeki otelleri merak edenler Aydın Merkez Otelleri bölümündeki listeden otelleri inceleyebilirler.

Popüler Yayınlar